Ana SayfaModaVirüslerden Korunmak İçin Neler Yemeliyiz?

Virüslerden Korunmak İçin Neler Yemeliyiz?

-

Ellerimizi yıkamak ve kalabalık ortamlardan kaçınmak yeterli değil. Virüs bulaşımını önlemek için doğru gıdaları tüketmeliyiz.

Viral enfeksiyonlar ve soğuk algınlıklarının varlığını hissettiğimiz ve bunun önümüzdeki birkaç yıl içinde zirveye ulaşması beklendiği bir zaman diliminde yaşıyoruz. Düşük ortam sıcaklıkları, birçok iç mekanda artan kalabalık ile birleşince hem çeşitli mikropların bulaşmasını hem de oluşmasını teşvik eder. Bu nedenle, sorumlu sağlık görevlileri, her birimizin başına gelebileceğinden, bağışıklık sistemimizi güçlendirmek için yapılması gerekenleri halka bildirmek istiyor. Aşılama, kapalı alanların (özellikle okulların) iyi havalandırılması ve daha pek çok temel önleyici tedbirler bulunabilir. Ancak bunun ötesinde vücudumuzu içeriden korumak gerekir. Beslenme yoluyla gerekli maddeleri, vitaminleri, mineralleri ve eser elementleri alarak mikroplara karşı savunma sistemimizi güçlendirmeliyiz.

İşte bizi koruyacak besinlerden bazıları

Bugün, yiyeceklerimizde birçok yararlı maddenin bulunduğunu biliyoruz ve bu da bizi bir enfeksiyonla mücadele etme durumunda daha dirençli hale getiriyor. Bunların yeterli miktarda alınması antikorların oluşumunda ve derhal harekete geçirilmesinin yanı sıra vücudumuzda savunmaya ve bağışıklığa katkıda bulunan maddelere de yardımcı olurlar. Bunların arasından sizin için en önemlilerini derledik topladık:

C vitamini

Vücudumuzu mikroplara karşı savunma amaçlı bir vitamindir. Bu, bağışıklık sistemimizin kontrolü ve aktivasyonu ile ilgili birçok metabolik süreçlerin bir bileşeni olması gerçeğine bağlıdır. C vitamininin başlıca kaynakları meyve ve sebzeler, başta kivi, brokoli, çilek, portakal, mandalina olmak üzere, bektaşi üzümü, üzüm, ıspanak, limon da tamı tamına C vitamini deposudur.

E Vitamini

Vücudumuzu serbest radikallerden koruyan güçlü bir antioksidandır. Savunmayı arttıran ve vücudu koruyan interlökin gibi maddelerin üretimi ile ilgilidir. Zeytin yağı ve diğer tohum yağı gibi sebze yağlarında, sebze margarinlerinde, badem, fındık, ceviz gibi kuru yemişlerde bulunur.

Fenilik asit

Çok iyi bilinen bir bileşen değildir, ancak vücuttaki çeşitli metabolik süreçlerle ilgilidir. Aynı zamanda, bağışıklık sistemimizin iyi işleyişi ile alakalıdır ve Akdeniz anemisine yakalanıp  buna eksikliği olan kişiler, enfeksiyonlara karşı oldukça hassastır. İyi folik asit kaynakları portakal ve sarı meyveler olmak üzere,ayrıca, ıspanak, brokoli, bira mayası ve karaciğerde de bulunur.

Çinko

Bağışıklık sistemimizin iyi çalışması için çok önemli bir bileşen. Çinko eksiklikleri ağırlıklı olarak sporcular ve çocuklarda görülür ve vücudun savunma kapasitesini önemli ölçüde düşürebilir. Ağır çinko kaynakları deniz ürünleri ve balık, karaciğer, et ayrıca kümes hayvanları ve yumurtadır.

Selenyum

İyi bilinmese de, selenyum, çok önemli bir bileşendir. En güçlü savunma mekanizmalarımızdan biri olan glutatyon peroksidazın anahtar bileşenidir. Selenyum, deniz mahsullerinde, fındıklarda, Brezilya fıstığında, tam tahıllarda bulunur.

Çoklu doymamış yağlar

Çoklu doymamış yağlar yüksek kaliteli yağ grubudur. Omega 3 ve omega 6 yağları bakımından, faydalı olmalarına rağmen vücut onları sentezleyemez ve bu nedenle de yağ kategorisinde adlandırılırlar,bu besinleri direk olarak yiyeceklerimizden almalıyız. Omega 3 ve omega 6 yağ, bağışıklık sisteminin optimal işleyişi gibi insan vücudundaki önemli fonksiyonlara katkıda bulunur. Sebzeli margarinler, mısırözü yağı, susam yağı, ayçiçek yağı, soya fasulyesi yağı, badem gibi kuru yemişlerde, semizotu ve tohumu gibi yabani yeşilliklerde, bitkisel yağlarda, balıklarda – özellikle omega 3 ve omega 6 bakımından zenginleştirilmiş ürünler yağlı somon ve deniz ürünlerinde ayrıca ekmek ve süt ürünlerinde bulunur.

Fitokimyasal antioksidanlar

Antioksidan bileşenler, vücudumuza giren veya büyük miktarlarda üretilerek bağışıklık sistemini zayıflatan, hücrelerimizi genel ve viral enfeksiyonlara karşı daha savunmasız hale getiren serbest radikalleri birleştirir. Polifenoller, protonosiyanidinler ve benzeri gibi bileşenler hem sinidirim sistemimizin iyi çalışmasında hem de vücudumuzun savunması için gerekli olduğu düşünülmektedir. Onları meyve ve sebzelerde, zeytin yağında, kırmızı şarapta, papatya çayı gibi doğal bitki çaylarında ve fındık gibi kuru yemişlerde bulabiliriz.

Şampiyon-Gıdalar

Yukarıda bahsettiğimiz besinlerin yanı sıra, daha pratik olmak istiyorsak, bağışıklık sistemimizi güçlendirmek için hangi gıdaları beslenmemizde eksik etmememiz  gerektiğine bir bakalım:

  • Portakal, mandalina, greyfurt, limon gibi narenciye ağırlıklı meyveler.
  • Sebzeler, daha çok sarı ve turuncu ağırlıklı biberler, brokoli ve ıspanak.
  • Balık ve deniz ürünleri.
  • Badem, ceviz, Brezilyalı fındığı gibi kuru yemişler.
  • Maydanoz, sarımsak, fesleğen vb. gibi baharatlar.

Peki onları beslenme programımıza nasıl entegre edeceğiz?

Güçlü bağışıklığın 10 yolu

  1. Günde en az 2-3 meyve yiyin ya da en az 3 meyveli, sıkma, meyve suyu için.
  2. Yemek masanızda daima bir salatanız olsun.
  3. Haftada iki kez balık ve / veya deniz ürünleri yiyin.
  4. Günlük tahıl gevrekleri ve ürünlerini yiyin.
  5. Atıştırmalık olarak, salataya ya da yoğurda katarak tecih etmek kaydıyla kuru yemişinizi her gün yemeye özen gösterin.
  6. Salata ve yemeklerde zeytinyağını tercih edersiniz.
  7. Birçok ot, aroma ve baharatlar ile yemeğinize tat katın.
  8. Su, meyve ve sebze suları gibi, doğal içecekler bol sıvı tüketin.
  9. Reçeteli diyetlerden kaçının.
  10. Alkol tüketimini azaltın.
KaynakVita

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz