Ana SayfaModaŞeker Tüketiminin Sağlığa Zararları

Şeker Tüketiminin Sağlığa Zararları

-

Şekeri aşırı tükettiğimiz zaman, sağlığımızı ve esenliğimizi zedeler. Peki şeker yemeği nasıl sınırlandırmalıyız?

Çalıştığımız anlarda tatlı genelde yorgunluğumuza teselli olur, konsantre olamayacağımız zaman yardım eli, bitkin hissettiğimiz zamanlarda ve tabii ki hedeflerimize ulaştığımızda tam bir  ödül olur. Tatlıya karşı koyamayan her birimiz için, aşırı şeker tüketimi vücudumuzu ve ruh halimizi olumsuz etkileyebilir. Peki neden tatlıyı beslenmemizde kısıtlamamız gerek ve aynı zamanda hayatımızın geri kalan kısmını şekersiz geçirmeliyiz? Bunlar için yapabileceğimiz küçük değişiklikler hayatımızdan şekeri uzak tutmak gibi kolayca ulaşabileceğimiz bir yola bizi sokabilir.

Aşırı şeker tüketimi sağlığımızı ve esenliğimizi birçok yönden olumsuz etkiler:

Kalpte çarpıntı yapar

Aşırı şeker tüketimi, özellikle kardiyovasküler hastalık riskini yükseltiyor olduğundan lipidemik profilimizi olumsuz etkileyebilir. Aşırı miktarda şeker kullanımı kanda trigliserit seviyelerini arttırabilir, böylece kalp hastalığı riski artar. Buna ek olarak, ABD’li araştırmacılara göre, vücudumuzdaki yüksek şeker seviyesi, kalp ritminin ve tansiyonun yükselmesine neden olan beynin bir bölgesini etkiler.

Gülüşü yok eder

“Çok şeker yemeyin, çünkü dişleriniz çürür.” Bu uyarıyı duymayan yoktur dimi? Nitekim, tatlılar çürük riskini arttırır fakat tek tehlike şeker değildir. Şeker  içeren kahveler, gazlı içecekler, çikolatalı sütler, şekerli sakızlar ve önemli carinogenik etkilere sahip kuru meyvelerde bulunur. Journal of Dental Research dergisinde yayınlanan Newcastle Üniversitesi tarafından yapılan bir araştırmaya göre, şeker, aşırı miktarlarda tüketildiğinde, çürüğe neden olan bakterilerin üretimini artırır, bu nedenle yediğimiz her tatlı sonrası, dişlerimizi fırçalamak çok önemlidir.

Hafızayı “yiyor”

Basit beyaz şekerler açısından zengin bir diyet sadece kalçanızı büyütmekle kalmaz, aynı zamanda beynimize de zarar verebilir. Berlin Charité Üniversitesi’ndeki bilim adamları, çok yüksek seviyelerde glikozun, uzun süreli hafızayla ilişkili olan beynin bir parçası olan hipokampüsün küçülmesine yol açtığını buldu.

Cildi yaşlandırır.

İleri yaşlara kadar güzel bir cilde sahip olmak ister misiniz? Yapabileceğiniz en iyi şey şekeri kesmektir. Şeker gibi basit şekerlerin aşırı tüketimi, erken kırışıklıkların ortaya çıkmasına neden olurken aynı zamanda cilt proteinlerine, kolajen ve elastine zarar verir. Bununla birlikte, özellikle de çene altında akne oluşumunu oluşturarak kadınsal hormonların seviye dengesini de bozabilir.

Şişkinliğe neden olur

Şeker yedikten sonra yediğiniz miktarı düşürmenize rağmen, her zaman açıklanamayan bir şişkinlik hissedersiniz. Peki bunun sebebi ne olabilir? Birçok gıdada (örn. Elma, şeftali) bulunan monogasarit türü Fruktoz, aynı zamanda birçok standart ürünlerde (örn. Meyve suları) sıklıkla dolaşımımızda gaza neden olur, çünkü vücuda kolayca absorbe edilemez. Ayrıca, şekeri yiyerek, sindirim sürecinde, kötü’ bağırsak bakterilerinin, şişkinlik ve ağrıya neden olan gazlar üretmesine neden olursunuz.

Vücut savunmasını zayıflatır

Çok miktarda şeker tüketmek, vücut sağlığını koruyan bağışıklık hücrelerini zayıflatır. Vücudun savunması, büyük ölçüde, bağırsaklarımızda yer alan ve orada yaşayan “iyi huylu ” bakteriler tarafından korunur. Şeker ve probiyotikler gibi değerli besin  olmayan, şeker açısından zengin bir beslenme, “kötü” bakterilerin coğalmasını desteklemektedir ve bu nedenle bizi virüs ve mikrobiyal saldırılara karşı savunmasız hale getirmektedir.

Bize kilo aldırır

İki beden düşmek ister misiniz? Bu olayı basitleştirebilirsiniz: Tükettiğiniz şeker miktarını bayağı azaltmalısınız. Basit şekerler karaciğerde metabolize olurlar. Karaciğer büyük miktarlarda tüketilen şekeri eritmede zorlandığından, onu karın ve uylukların etrafında birikme eğiliminde olan yağa dönüştürür.

Vücut gücümüzü düşürür

Şeker enerjimizi baltalıyor. Günlük beslenmemizde, özellikle de hemen ayılma ve enerji gerektiğinde beyaz şekerler gereklidir. Beyaz şeker tüketimi, beyin ve kaslardaki en önemli “besin” olan kandaki glukoz seviyesini hızla arttırır. Bununla birlikte, bize verdikleri güçlü enerji miktarı uzun sürmez. Glikoz seviyeleri çabucak düşer ve sonra enerjimizin alt üst olduğunu hissederiz. Vücudum gücünü tekrar toplayabilmesi için daha çok şeker tüketimi gerektirir, böylece ruh halimizi olumsuz etkileyen kısır bir döngü yaratır.

Uykumuzu “kaçırır”

Uzmanlar, her gece Morfea’nın kucağına ulaşana kadar bir sürü koyun sayıyorsanız eğer o zaman şeker alımını azaltmaya çalışabilirsiniz, diyorlar. Hem uykuya dalma güçlüğü, hem de uyku kalitesinin düşük olması (örneğin geceleri uyanma) beslenmedeki işlenmiş şeker zenginliğine bağlı olabilir. Şeker tüketimi, uykudaki gelişimde önemli rol oynayan serotonin ve melatoninin salgılanmasına katkıda bulunan iki hormonun oluşturduğu nörotransmiterlerin etkisini bloke eder. Bu ayrıca, yatağa yatmadan önce biraz fazla şeker tükettiğimiz durumlarda, uyumakta zorlanma gerçeğiyle de açıklanabilir.

Libidoyu “düşürür”

Düşük erotik arzunuzun şeker tüketiminin aşırı olmasından kaynaklanabileceği söylendiğinde, büyük olasılıkla güleceğiniz düşünülür. Ve yine … Cinsel zayıflık her zaman bir organik veya psikolojik nedenden kaynaklanmaz. Aynı zamanda, şeker bağımlılığı gibi masum günlük alışkanlıklarla da ilgili olabilir. Yüksek kan şekeri seviyesi cinsel aktiviteden sorumlu olan seks hormonlarının (erkeklerde testosteron ve kadınlarda östrojen) üretimini olumsuz şekilde etkiler. . John Hopkins Üniversitesi tarafından ABD’de yapılan araştırmalar çok fazla şeker tüketen erkeklerin yaşamlarının bir noktasında erektil disfonksiyon geliştirebileceğini gösterdi. Aynı çalışmaya göre, diyabetli erkeklerin% 50-75’inde erektil disfonksiyon görülmektedir.

Pişmanlık yaratmayan tatlı yiyin

Küçük ve kademeli beslenme değişiklikleri tatlının tadının nasıl olduğunu unutturmadan şekeri sınırlamamıza yardımcı olabilir:

* Meyve, suyunu almak için sıktığımız zaman, içinde bulunan doğal mineraller kaybolur ve bunun yerine bardakta saf şeker kalan meyve suyunu içmek yerine taze meyveleri bütün olarak yiyebilirsiniz.

* Glisemik indeksi düşük tutarak bizi kaloriden kurtaran ve dolayısıyla insülin üretimini düşüren doğal veya suni yerine geçen maddeler veya tatlandırıcılar (örn. Stevia, aspartam) kullanabiliriz.

* Standart gıdaların etiketlerini dikkatle okumalıyız. Malzemelerin listesi ne kadar uzunsa, içerdiği şeker miktarı o kadar fazladır.

KaynakVita

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz
Lütfen adınızı buraya yazın