müzeyyen senar

Müzeyyen Senar “Aşkın Peşinde 97 Yıl” Daha küçük bir kız çocuğuyken karşılaştığı güçlüklere bir de 10 yıl sürecek kekemelik eklenmesine rağmen o hiç durmadan yorulmadan söyledi şarkılarını.  “Eğer kekeme olmasaydım Müzeyyen Senar olamazdım” diyecekti sonraki yıllarda. Cumhuriyetin Diva’sının harikalarla dolu yolculuğu böyle başlamıştı işte.

Muazzam bir sese sahip bu kız çocuğu çağının önemli üstadlarının ilgilisi çekti. Daha 14 yaşında İstanbul Radyosunda sesini duyuran Müzeyyen, 10. Yıl Belvü Gazinosunun sahibi İbrahim Dervişzade’nin gazinosunda sahne almaya başladı hem de zamane şartlarına göre devrim sayılabilecek bir kararla: sahneye çıkmak için getirdiği ‘solo’ şartı ve gazino tarihinin ilk assolist unvanı ile.

80 yılını şöhret içinde geçiren, hayatını başarılarla dolduran, saraylara davet edilen, elinde rakı bardağını evire çevire içen, elmayı ortadan ikiye bölüp öyle yiyen bu cesur kadın daha nişanlıyken intihara teşebbüs edebilecek kadar da naifti oysaki. Nişanlısı Ercüment IŞIL’ın ailesi onu istememiş “Bir şarkıcı parçasını gelin olarak kabul etmeyiz!” demişlerdi çünkü.

İlk eşinden soyadını hatıra alan Müzeyyen’in Ali SENAR’dan bir oğlu, ikinci eşi Ercüment IŞIL’dan da iki evladı olmasına rağmen devam ettirememişlerdi evlilik müessesini.

Osmanlı'nın En Güçlü Sultanları

Hayatı boyunca aşkı sadece üçüncü eşi Suudi Arabistan sefiri Tevfik Hamza Bey bulmuş, “Ben bir kez aşık oldum aslında, o da Suudi Arabistan sefiri Tevfik Hamza idi. Evlendik, sefire oldum. Ama şarkıcı olduğum için hükümeti istemedi, bizi ayırdı. O gerçekten adam gibi adamdı. Hayatımda ilk kez bir erkeğin omuzlarımdan bütün yükü alarak beni sevebileceğini onda gördüm” diye anlatacaktı hayatını…

Bir sabah makyaj masasında bir ayrılık notuyla uyandığında aşkı uğruna bıraktığı sahnelere geri dönme vaktinin çoktan geldiğini anlamıştı, “Beni affet, sana veda edemezdim. Seni hep seveceğim.” Ve Cumhuriyetin Diva’sı Müzeyyen Senar “Hiç birinde de gelinlik giymek nasip olmadı bana.” derken üçüncü evliliğini çoktan geride bırakmıştı.

Artık 97 yaşına gelmiş, gözlerini bu dünyanın renklerine kapatmak üzere ömrünün son demini beklemeye koyulmuştu bile ama içinde hala bir şeylerin kaldığını biliyordu;  Tevfik Hamza ve ona olan aşkı.

Yazar: Ecem

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz
Lütfen adınızı buraya yazın