Modada Cinsiyetsizlik Akımı

Moda, sürekli olarak değişen ve gelişen bir alan. Modadaki cinsiyet kalıpları da çok eskilerden beri değişiyor. Bu konudaki ilk örnek, renklerle ilgili. 1930’ların başına kadar, günümüzdeki kız çocukları için seçilen ve genel olarak kadınlara yönelik bir renk olarak bilinen pembe, canlı ve güçlü bir renk olduğu için Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa’da erkek rengi olarak bilinmekte ve erkekler tarafından her zaman ilgi görmekteydi. 1930’lardan sonra ise roller değişti. Pembeye göre daha soluk bir renk olan mavi erkek rengi, pembe kadın rengi olarak anılmaya başlandı. 2000’li yıllar ise bu kalıpların tamamen yıkılmaya başladığı ve modada cinsiyetsizlik akımının güçlendiği yıllar olarak karşımıza çıktı. Toplumsal cinsiyet rollerinin yeniden tanımlanması ile  ortaya çıkan modada cinsiyetsizlik akımı ile, iki cinsin de aynı şeyleri giyebilmesi amaçlanıyor.

Modada cinsiyetsizlik bütün kıyafetler unisex

 Aslında son 10-15 yıldır ‘’unisex’’ olarak adlandırılan ve iki cinsin de giyebildiği tişörtler, spor ayakkabılar moda dünyasında yer alıyor. Unisex kıyafetler modada cinsiyetsizlik akımı ile daha geniş bir alana yayılıyor. Bu modayla yakından ilişkili olan bir başka akım ise minimalizm olarak karşımıza çıkıyor. Basit ve düz parçaların iki cins tarafından da kolay şekilde giyilebilmesi amaçlanıyor. Bu akım sadece, kıyafetlerle de sınırlı kalmıyor, cilt bakım ürünü vb ürünlerin de iki cins tarafından rahatça kullanılması da hedefler arasında. Sokak modasında yavaş yavaş yansımalarını görmeye başladığımız bu akım, önümüzdeki günlerde daha da güçlenecek gibi duruyor.

Kontür Makyaj Uygulaması Nasıl Yapılır?

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz
Lütfen adınızı buraya yazın