Ana SayfaModaKadınların 100 Yıl Önce Makyaj İçin Kullandıkları

Kadınların 100 Yıl Önce Makyaj İçin Kullandıkları

Makyajın 100 yıl önceki durumu hakkında bilmeniz gerekenler.

-

100 yıl önce kullanılan makyaj sizi şaşırtabilir, ancak muhtemelen bazı isimleri ve malzemeleri de tanıyacaksınız.

1910’lar kadınlar için kozmetik kullanımda bir dönüm noktasıydı. O dönemler idealleştirilmiş soluk cilt ve gençlik görünümü üzerine olduğu kadar, sahne makyajı ve kötü şöhretli kadınlar için olduğu fikri üzerineydi. Sıradan kadınlar kesinlikle makyaj yapıyorlardı, ancak kırışıklıklara sahip olmamak ve sıkı bir cilde ulaşmak için ev ilaçlarından yararlandıklarını reddettiler. Amaç dikkat çekmek değildi. Ama doğal güzelliği geliştirmek;  genç ve sağlıklı görünmek için evde yaptıkları şeyleri denediler.
#Limon Suyu
Elizabethan dönemi boyunca, Viktorya çağında ve 1900’lü yıllara kadar, soluk cilt zenginliğin bir göstergesiydi, ten rengi ise daha düşük bir sınıfın varlığıyla ilişkiliydi, bu yüzden kadınlar buna yoğunlaştılar. Cildinin mümkün olduğunca soluk olduğundan emin olmak için önlemler aldılar.
Limon suyu, kendi mineral bazlı kozmetik ürünlerine sahip bir New York City makyaj sanatçısı olan Shara Strand’a göre oldukça popülerdi . Kadınlar, rom, sirke ve gliserin gibi diğer toniklerle birlikte, cildi aydınlatmak ve güneş yanıklarını gidermek için kullanmışlardır.
Limon, bugün cildi aydınlatmak ve aydınlatmak için hala kullanılıyor.
#Vazelin
Vazelin hangi problemi çözmez ki? Çatlamış dudakları rahatlatmak, makyajınızı silmek, kesik ve yanıkların giderilmesi ve hatta makyaj lekelerini giysiden çıkartmak için kullanıldı.
1917’de kimyager T.L. Williams, kız kardeşi Mabel’i izledikten sonra Maybelline maskarasını geliştirdi ve kirpiklerini boyamanın bir yolu olarak vazelinle kömür tozunu karıştırdı. “Maybelline” ; “Vaseline” ile Mabel adını birleştirmekten geliyor.
#Kırmızı Rengi Veren Böcek
Evet, doğru okudun. Ruj 1910’ların başlarında popüler oldu. Elizabeth Cady Stanton ve Charlotte Perkins Gilman gibi halk hareketlerinin liderleri, kadınların özgürleşmesi ve kadın isyanıyla ilişkilendirerek mitinglerde ruj sürmeye başladığı zaman popüler oldu.
Kırmızı renkli dudak boyasının ana maddesi, kırmız renk pigmentinin olduğu Dactylopius coccus ailesindeki bazı böceklerden yapılıyordu. İğrenç gelebilir ama bugün hala bir makyaj malzemesi olarak kullanılıyor.
Kırmızı ruj  I. Dünya Savaşı’ndan sonra gelişerek, sentetik kimyasalların mucizevi bir şekilde çürümediği daha doğal bir görünüme kavuştu.
#Kına
Kadınlar kınayı, Kuzey Afrika, batı ve güney Asya ve Avusturalya’da bulunan bitkiden hazırlayarak saç boyası ve vücut sanatı için kullanmışlardı. Günümüzde hala var.
#Boya Kağıtları
1910’ların sonuna kadar, soluk tenli olma fikri egemendi, fakat yanakları çimdiklemek de gençlik ve canlılık görünümünü korumak için tercih edilen bir yöntemdi.  Dönemin cesur kadınları kozmetik tezgahlarına gidip, burada yanaklarına uygulamak için boyalar oluşturdular. Bu boyalar saklanması kolay birer boya kağıtları haline gelmişti. Fakat yüzünüzde çok fazla olmamalıydı, çünkü insanlar yüzünüzü boyadığınızı düşünmemeliydi.
#Gül Suyu
Gül suyunun, iltihap ve tahrişin yanı sıra detoks tedavisinde uzun bir geçmişi vardır. Bugün hâlâ yüz tonlarında, nemlendiricilerde ve makyaj çıkarıcılarında kullanılan bir bileşen olarak bizimle.
#Pancar Suyu
Pancar lekeleri, bir mutfağın cinayet sahnesi gibi görünmesini sağlayabilir, ancak 1900’larda sebzenin parlaklığı farklı bir amaca sahipti. En azından 1914 yılına kadar allık türü olarak kullanıldı. Pancar suyu da dudakları boyamak için kullanılmıştır.
Şimdi daha mı iyiyiz?
Geçen yüzyılda kadınların kullandıkları ve makyaj olarak gördükleri bazı şeyler bariz kötü bir fikir gibi görünebilir. Ama her gün kullandığımız makyajda neyin olduğunu ve nasıl yapıldığını düşünün. Zulüm içermeyen ürünler kavramı oldukça yeni. Diğer taraftan makyaj malzemelerinin uzun süreli kullanıma ilişkin yan etkileri olmasıyla birlikte, bazı laboratuvarlarda uygulamalar hala tiksindirici.
Geçmişteki güzellik trendlerine ve onlara ulaşma araçlarına karşı dehşete kapılmış olabiliriz. Peki  100 yıl sonra insanların bizim hakkımızda neler söyleyeceklerini hiç düşündünüz mü?

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz
Lütfen adınızı buraya yazın