Ana SayfaAşkİlişkide An’ı Yaşayın ve Umutlu Olun

İlişkide An’ı Yaşayın ve Umutlu Olun

-

Umudu oksijene benzetebiliriz. Oksijensiz yaşam mümkün olmadığı gibi umutsuz bir yaşam da düşünemeyiz. Hayallerimizin gerçekleşmesini sağlayan şey umuttur. Ertesi gün ne olacağına dair umutlar beslersek, heyecanlanırız ve bu da manevi direncimizi kuvvetlendirerek bize, zorlukları aşmak için kuvvet verir.

Umutlu insanların ortak özellikleri nelerdir?

Umutlu insanlar geleceklerinin bugünden daha iyi olacağını düşünürler.  Geleceklerini iyileştirmek için yeterli güce sahip olduklarını düşünerek, istediklerini elde edebileceklerinin bilincinde olarak yaşarlar. Hedeflerine ulaşmak için pek çok seçenek olduğunu ve hedeflerine ulaşma yolunda birçok sorunla karşılaşabileceklerinin farkındadırlar.

Neşe ve heyecanın birbirine karıştığı bir duygu olan umut, yalnızca iyi hissetmek olarak anlaşılmamalıdır. Zihin ile kalbin uyumlu bir şekilde çalışmasının sonucunda umut oluşur. Umut dendiğinde hem tutku hem de mantık, aynı anda çalışırlar. Kişiyi geliştirerek ve büyüterek, öğrenme hedefleri edinmesini sağlayan şey umuttur. Nasıl öğreneceğini bilen kişi belirlediği hedefleri elde etmek için planlı hareket eder.

Umudun bir özelliği de bulaşıcı olmasıdır. Aynı gülmek gibi ya da esnemek gibi, umut da bulaşıcıdır. Yakın çevresinde pozitif ve umut dolu insanlar olan kişi, onlardan etkilenir ve farkında olmadan, onların davranış şekillerini taklit eder. Aynı şekilde; çevredeki negatif enerjili kişilerin psikolojisi de bulaşıcıdır. Ya da olumsuz haberler ve hastalıklar kişiyi etkileyerek umudunu kaybetmesine neden olabilirler. Bireyin, çevresindeki negatif etkilerden kendini soyutlaması ve sağlıklı bir psikolojiye sahip olması için daha çok pozitif insanlarla birlikte olması önerilir.

umutlu olun

Umut dolu olmak için neler yapılabilir?

Son yıllarda çok popülerleşen “an’ı yaşamak” elbette ki bir çözümdür. Fakat bir şeyi tabulaştırmak yerine onu özümsemek çok daha önemlidir. İnternette “şimdiyi yaşamak” ile ilgili yüzlerce yerli ve yabancı kaynak vardır. Kitapçıların rafları bu konuya özel kitaplarla doludur. Fakat bir şeyi öğrenmek için bu kadar teferruata hiç gerek yoktur. Zira bahsedilen şey ölçülemeyen bir zaman biriminden başka bir şey değildir. Ne biraz sonra ne az önce, sadece şimdi. Çok basit olan şeyi zorlaştırmanın anlamı yoktur.İlişkide An’ı Yaşayın ve Umutlu Olun

Düşünmemek ve durmak yeterlidir, o meşhur “şimdi”ye gelebilmek için. Şimdiyi yaşayarak, tüm ailevi sorunlarınızdan, ilişkilerinizdeki çıkmazlardan ve aslında kendinizin yarattığı sorunlardan kurtulabilirsiniz. Evet, doğru duydunuz. Sorunları yaratan şey sadece kendi zihniniz, bir başkası değil. Bırakın suçlamayı, bırakın eleştirmeyi, gelin şimdiye. Nasıl umutla dolduğunuzu deneyimlemek bu kadar basit!

An’a odaklanabilmek nasıl bir şeydir?

Pek çok yerde de görebileceğiniz gibi an’a odaklanmak nefes ile başlar. Çünkü nefes, kontrol etmek zorunda olmadığımız ve kendiliğinden gerçekleşen en temel hayati fonksiyonumuzdur. Nefesinizi izleyerek hissettiğiniz korku ya da endişeden kurtulabilirsiniz. Nefesinizi fark ettiğinizde an’a girebilmişsiniz demektir.

Çevrenizi gözlemlemeye başladığınızda; sesler, görüntüler ve kokular bambaşka bir şekilde görünecektir. Bunun sebebi 5 duyunuzun tam olarak çalışmaya başlaması ve uykuda olan bilincinizin uyanmasıdır.

Tüm bunlar olurken bedeninize odaklanırsanız, baştan ayağa kadar tüm vücudunuzu hissettiğinizi fark edebilirsiniz. Kanınızın akışından, kalp atışınıza kadar, şimdiye dek hiç fark etmediğiniz şeylere dikkat edebilirsiniz.

Duygularınızı gözlemlemeyi denediğinizde, her ne hissediyorsanız o his çok yoğun gelecektir.

Anı Yaşa

An’ı fark etmek size ne kazandırır?

Özellikle geçtiğimiz yıllarda giderek artan farkındalık çalışmaları ile insan bedeninde ve psikolojisinde pek çok olumlu sonuçlar gözlemlenmiştir. Peki nedir bunlar?

  • Tepkisel davranışlarda azalma gözlenir.
  • Baş edilmesi zor durumlara daha kolay çözümler üretilir.
  • Olaylar daha net görülebilir.
  • Yaratıcılık gelişir.
  • İşte ve özel hayatta denge sağlanır.

Teknolojinin ilerlemesiyle geliştirilen cihazlar; fiziksel olarak gidemediğimiz mekanlara, zihinsel olarak gidebilmemizi sağlar. Örneğin tabletten tatil yerlerini araştırırken, baktığımız fotoğraflardaki yerlerde fiziksel olarak bulunmasak bile, fotoğraftaki yerin atmosferini yaşadığımızı düşünebiliriz. Çocuğunuz oyun oynamak istediğinde, bedeniniz çocuğunuzla oyun oynarken, zihnininiz facebook’ta kimin ne paylaştığını merak ediyor olabilir. Benzer bir şekilde, eşiniz bir şey anlatırken, siz işteki bir sorunu düşünüyor olabilirsiniz. Tüm bunlar beden ve zihnin uyum içinde olmamasından kaynaklanan durumlardır. Bedeniniz ile zihninizin aynı anda aynı yerde olmaması, “an’ı yaşamamak”tır. Sevdiklerinizle paylaştığınız dakikaların değerini azaltmak istemiyorsanız, bedeniniz ile zihninizin onlarla beraber olmasına izin vermelisiniz.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz
Lütfen adınızı buraya yazın