Ana SayfaModaDoğan Yoksunluğu Sendromu Nedir?

Doğan Yoksunluğu Sendromu Nedir?

-

Doğan Yoksunluğu Sendromu Nedir? Neonatal(Yeni Doğan) Yoksunluğu ; Pronatal (doğum öncesi) bağımlılık yapan maddelere maruz kalınması sonrasında oluşan fiziksel bağımlılık ve çekilme belirtileri ile açıklanabilen klinik tedavi gerektiren bir durumdur.

Haşhaştan elde edilen ağrı kesici (analjezik) grubundan olan ve ağrı kesici olarak kullanılan mutluluk, yatışma duyguları hissettiren ve uyuşturucu kullanımında ilaçları da tercih edilir konuma getiren bir ilaç grubu olan opioidler dışındaki diğer tüm ilaç grupların kendi kendini  sınırlayarak böyle bir özellik göstermediği için tedavi gerektirmez. Ancak sadece opioidler tedavi gerektirmektedir.

Gelişmiş ülkelerdeki hamile kadınların %4,4’ü yasa dışı yollarla bu tip opioid türü ilaçları kullanmaktadırlar. Opioid türü ilaç veya eroin maddeleri kullanımı gebelik süresince eroine maruz kalan bebeklerin gebelik süresi tamamlanmadan ve zamanından önce dünyaya gelmelerine ayrıca bebeklerin rahim içerisinde açıklaması mümkün olmayan gelişme geriliği oluşumuna sebep olan ve doğum sonrası kanamalar oluşturan ve fetal yani (cenin) ölümlerine sebebiyet oluşturur.

Yenidoğandaki Etkileri: Kronikleşerek aralıklarla alınmış ilaç veya eroin maddeleri maruziyetine kalmış fetuslarda ve yenidoğan bebeklerdeki etkileri ise; akut yoksunluk belirtileri (çabuk ilerleyen yoksunluk) uzun dönemde fiziksel ve nörolojik açıdan gelişimin olumsuz etkilenmesi şeklinde sonuçlar oluşturur. Bu etkiler uzun dönemde olumsuz sosyal ve fiziksel etkiler oluşturur.

Yenidoğan Yoksunluğunda ne tür belirtilere rastlanır.? Fetüs döneminde eroine maruz kalmış bir bebekte örneğin şu durumlar oluşur: Fetüs döneminde düzenli takibi olmayan ve eroin ve maddelerine bağımlı olan ve düzenli eroin ve maddeleri kullanan, günde iki paket sigara içen bir annenin bebeğinde şu belirtiler gözlenmiştir. Tiz sesli ağlamalar, bebeğin baş çevresinin olması gerekenden daha küçük olması, bebekte devamlı olarak kas kasılmaları, ani refleks durumları, ani durumlara karşı aşırı tepki verme gibi durumlar gözlenmiştir. Bu tür durumlarda hasta takibe alınarak, uzmanlar tarafından ilaç başlanır, hasta ışıksız ve sesiz ortamda tedavi ve takip süreci başlanılır ve gerekli tedavi yapılır.

Eroin ve türevlerine bağımlılığı olan bir annenin yenidoğan bebeklerinde en çok sinir sisteminin bu maruziyetten etkilendiği , mide ve bağırsaklarının ayrıca solunum sisteminin  olumsuz etkilendiği gözlemlenmiştir. Bunların dışında bu tür durumlara rastlanması durumlarında beyin hasarları, enfeksiyonlar ve travmalar  da olabileceği değerlendirilmelidir.

Sinir sisteminin etkilendiği durumlardaki klinik bulgular şöyle sıralanabilir: Aşırı yüksek sesle ağlamalar, aşırı hareketlilik hali, kaslarda nöbet durumlarında istem dışı refleks halleri, titreme, esneme , hapşırma, bakışların bir yere odaklanması, kaba hareketler ve anormal EEG ( EEG: Beynimiz düzenli elektro manyetik akımlar üretir ve bu akımlar ritmik olur. Beynin yapısı ve fonksiyonu hakkında bilgi verir.) durumu gibi bulgular görülür.

Yeni doğan Yoksunluğu sendromu: Sindirim sistemi, mide ve bağırsakların etkilendiği durumlardaki klinik bulgular ise şöyle sıralanabilir: kusma, bebekte emme ihtiyacının artmış olması, kusma veya yiyeceklerin ağızdan geri gelmesi durumları gözlemlenmiştir.

Yenidoğanda, Opioid  (Haşhaştan elde edilen ağrı kesici (analjezik) grubundan olan ve ağrı kesici olarak kullanılan mutluluk, yatışma duyguları hissettiren ve uyuşturucu kullanımında ilaçları da tercih edilir konuma getiren bir ilaç grubudur.) tespiti yapılması için, idrar, kan, saç, mekonyum( ilk kaka)  analizi gibi testler yapılır. Mekonyum analizi söz konusu hastalığın ( Yenidoğan sendromu yoksunluğu) teşhisini kolaylaştıran bir yöntem olarak bilinir.

Türkiye’de mekonyum ve saç analizi yapan özel laboratuvar sayısı az olduğu için bazen bu analizler yapılamıyor. Hastanın mevcut olan durumu, yapılan diğer testleri dikkate alınarak teşhis ve tedavi yöntemi uygulanıyor.

Doğan Yoksunluğu Sendromunda hastanın mevcut geçmiş durumunu ve geçmişiyle ilgili bilgileri  gösterir hikayesi değerlendirilerek, ateş, uykusuzluk, kötü beslenme, kusma nedeniyle veya vücutta çeşitli nedenlerle kaybedilen su ve ishal veya kötü beslenme gibi çeşitli yoksunluk belirtilerinin varlığında tedavi sürecinde gidişatın nasıl olacağının belirlenmesi çok önemlidir. Bu sebeplerle yoksunluk belirtilerinde sendromun derecesini belirlemek için düzenli olarak ve aralıklarla hastaya çeşitli testler yapılır.

Tedavi sırasında tüm dış uyarılmalar en aza indirilerek , bebeğin sakin, sesiz, ışık görmeyen bir ortamda tedavisi sürdürülür. Tedavi sırasında bir çok araştırma ve ilaçların hastada etkisi ve sonuçlarının değerlendirmesi yapılır. Türkiye’de Yenidoğan yoksunluğu sendromu ile dünyaya gelen bebeklerle ilgili sınırlı sayıda bilgi bulunmaktadır.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz
Lütfen adınızı buraya yazın