Celile Hanım

Celile “Körüdeki Son Bakış “ Resim sergisine geldiğinde farkına varmıştı her şeyin, büyük bir aşkın başlayacağını anlamıştı. Güzel Kadın her şeye göğüs gerecek kadar cesaretliydi ama Yahya Kemal cebinde bulduğu notla geri duracak, ona hiçbir zaman evlenme teklifinde bulunmayacaktı.

“Hocam olarak girdiğiniz bu eve babam olarak giremezsiniz…”

Uzun zaman güzel kadına gitmedi hep uzak durdu. Hem nasıl Bahriye Mektebinden öğrencisi Nazım Hikmet’in annesine âşık olabilirdi ki? Kadının güzelliği İstanbul’a destan olmuş, üzerine bir de asil bir soydan gelmiş, su gibi akıcı Fransızca biliyordu. Bir de ilk kadın nü ressamdı. Böylesi bir kadına sahip olunamazdı ama ne var ki güzeller güzeli Celile’nin de ateş düşmüştü yüreğine.

Her gün saat 3 vapurundan Yahya Kemal’inin gelmesini bekliyor, durmadan “Sana gücendim canımın içi” yazıyor ama cevap alamıyordu.

Çok çok göreceğim geldi. Beni niye aramadın? Sana gücendim canımın içi, pek göreceğim geldi.”

Yahya Kemal artık ayrı kalmaya dayanamamış, deliler gibi kıskandığı güzel kadınına koşmuştu nihayet. Öyle çok seviyorlardı ki birbirlerini ölümden başka hiç bir şeyin onları ayırabileceğini düşünemiyorlardı ta ki Genç Nazım Hikmet onları beraber yakalayana kadar.

Büyük aşk karanlığa gömülmek üzereydi. Celile iki şair arasında kalmış, dünyaya kafa tutabilecek kuvvetteyken evladıyla aşkı arasında bir seçim yapmaya zorlanıyordu. Ne var ki evlat sevgisi galip gelmiş, Yahya Kemal’in bir türlü evliliğe yanaşmaması da süreci hızlandırmış, artık bu büyük aşkın yerine ayrılık rüzgarı çoktan esmeye başlamıştı.

Erkeklerin Kadınlarda Aradığı 8 Özellik

Aradan uzun yıllar geçmiş, Güzel Celile kalbinden Yahya Kemal’ini atamamıştı. Bir yandan Nazım ile uğraşıyor, oğlunu kurtarmak için Galata Köprüsünde açlık grevi yapıyor, imza topluyordu. Sonra nedendir başını kaldırdı, uzaklardan geçen tanıdık birini gördü. Son bir kez uzun uzun baktı ona. Son bir kez istedi ki sevdiği adam cesaret göstersin bu sefer yanında dursun. Ama beklediğini bulamadı, Yahya Kemal imza atmak bir yana dursun, bir zamanlar çok sevdiği güzel kadına gitmedi bile.

Celile o an anladı ki içinden atmaya kıyamadığı sevgi bağını kendi eliyle çoktan kesmesi gerekiyordu fakat zaman Galata Köprüsü’ndeki o son bakışa kilitlemişti ayrılığı.

Celile Hanım’a ithafen yazılan şiir;

“Artık demir almak günü gelmişse zamandan,

Meçhule giden bir gemi kalkar bu limandan.

Hiç yolcusu yokmuş gibi sessizce alır yol;

Sallanmaz o kalkışta ne mendil ne de bir kol.”

Yazar: Ecem

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz
Lütfen adınızı buraya yazın