Ana SayfaKadınBolşevik Devriminde Kadınların Rolü

Bolşevik Devriminde Kadınların Rolü

-

Yine bir ekim ayı… Bundan tam 100 yıl önce.

Sanayi devrimi ile ortaya çıkan yeni ekonomik model Kapitalizm; insanlığı daha önce
tanık olmadığı şekilde sömürmekteydi. Uzun çalışma saatleri, kötü çalışma koşulları, düşük ücretler, çocuk işçiler vs… Başkaldırının ve devrimin ayak seslerinin duyulmaya başlandığı, barikatlarda, meydanlarda, grevlerde bir araya gelen topluluklarda kadının olmaması düşünülemezdi. Bugün size Ekim devriminin sosyolojik yada ekonomik boyutundan ziyade, içerisinde barındırdığı kadın kahramanlardan, özellikle de: Nadejda Konstantinovna Krupskaya‘dan, kısaca ”Nadya” dan bahsetmek istiyoruz.

Bolsevik devrimi

Nadya’nın çok sevdiği öğretmeni gözlerinin önünde tutuklandığında daha 10 yaşındaydı.
Nadya’nın Devrim ve Devrimcilere olan sempatisi de işte burada başladı. 1890’da işçiler
için kurulan bir okulda öğretmenlik yaparken ”Marksizm” ile tanıştı. Bundan 4 yıl sonra
ise Lenin’in kendisi ile tanışma fırsatı buldu. Aktif mücadelenin her türlü alanında boy
gösteren Nadya 1895’de “İşçilerin Kurtuluşu İçin Mücadele Birliği” ’nin kuruluşunda yer aldı.

Çok değil 1 yıl sonra, 1896’da örgütün yürüttüğü bir tekstil grevi yüzünden tutuklandı. Lenin ile birlikte Ufa’ya sürüldüler. Nadya burada da üzerine düşeni fazlasıyla yaptı, devrimin enformasyon bürosu gibi çalışan Nadya, Iskra’nın illegal dağıtım ağının örgütlenmesi ve denetlenmesinde önemli sorumluluklar üstleniyordu. Rusya’dan gelen mektuplar ve habercilerden derlediği taze bilgilerle, orada olup bitenleri günü gününe Lenin’e aktarıyordu. Bolşeviklerin Avrupa’da yayınladıkları hemen hemen tüm yayınların, esas olarak da Vperyod (İleri) ve Proletari (Proleter) gazetelerinin yazı kurullarında görev alan Nadya’nın örgütçü rolü esas olarak bu dönemde ortaya çıktı.

Sürgünden döner dönmez, gençlik çalışmasında sorumluluk üstlendi. Gençlik ve kadın
çalışmalarının bir işçi çalışması olarak şekillenmesini savunan Krupskaya, “6 saatlik işgünü
ve gece mesailerine son!” taleplerinin öne çıkarılmasını sağladı.

Bolsevik

Lenin’in uğradığı suikast sonrası sağlık durumu’nun kötüleştiği dönemlerde baş ucundan bir an olsun ayrılmadı.

Bugün ücretleri çalışanlar, işçiler, emekçiler Nadya ve o’nun devrimci kadın arkadaşlarına çok şey borçludurlar…

Ek bir bilgi;

1871’de Paris Komünü saflarında savaşan kadın militan Louise Michel, Komün’ün
yenilgisinin ardından çıkarıldığı karşı-devrim mahkemesinde erkek yoldaşlarıyla eşit biçimde
ölmeyi talep etmiş,savcının yüzüne şöyle haykırmıştı: “Mademki özgürlük için çarpan her yüreğe bir parça kurşun nasip oluyor, ben de hakkımı isterim! Eğer yaşamama izin verirseniz intikam diye haykırmaktan usanmayacağım.”

Gönüllü yazar: Uygar Beyaztaş

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz
Lütfen adınızı buraya yazın